15 Ağu 2017

Cinlerin Ömrü Ne Kadardır

Cinler, dumansız ateşten yaratılmış varlıklar olduklarından. hız ve zaman onlar için söz konusu değil. Çok süratli hareket eden ve yaşayan varlıklar olduklarından dolayı, ömürleri insanların zamanına göre hesap edilirse, tahmini 800 ilâ 1000 yıl arasında bir ömür yaşadıktan ortaya çıkar.

Hz. Allah söyle buyurmaktadır. "Cine gelince, O'nu da kavurucu ateşten yarattık." (15/27)

Biz insanlar çamurdan yaratılmış varlıklarız. Cinler ise dumansız ateşten yaratılmıştır ve bu yüzden ömürleri de ateştendir. Ateşten çok korkarlar ve yanarak ölürler.

Tabi ki kimin ne kadar yaşayacağını, ömrünün süresini Hz. Allah bilmektedir. Bizler, sadece ortalama bir yıl verebiliriz.

Cinlerin yeryüzündeki sayılarına gelince, yine tahmini olarak söylüyorum, dünyada beş milyar insan varsa, cinler altı yedi milyardır. Bazı insanlar cinlerin insanlardan üstün olduklarını, en güçlü varlık olduklarını sanırlar, bu asla doğru değildir, çünkü en mükemmel varlık insandır. Lakin cinlerin de alim olanları var, bu ilim ehli olan cinler tabii ki cahil insanlardan üstündürler.

Cinlerin Yaratılma Sebebi ve Sorumlulukları

Hiç şüphesiz cinlerin yaratılış sebebi insanlarınkinden farklı değildir. İnsanlar da, cinler de Allah'a kulluk etmek için yaratılmışlardır. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de; “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” buyrulmaktadır.

Bu da onların kullukla mükellef olduklarını, iman ve itikat gibi inanç esaslarından olduğu gibi, haram-helal gibi itaate, namaz, oruç gibi de ibadete yönelik hususlardan sorumlu olduklarını göstermektedir.

Peygamber efendimiz sadece insanların değil cinlerin de peygamberidir. Allah'ü Teala Kuran- Kerim'de buyuruyor ki "Ey habibim! Onlara de ki cinlerden bir grubun Kur'an-ı Kerim dinlediği bana bildirildi. Onlar şöyle demişlerdi.

Muhakkak ki biz doğru yola götüren akıllara durgunluk ve hayranlık veren bir Kur'an dinledik. Ona inandık, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız." (Cin Suresi 1,2)
Cinler alemindeki durum, insanlara göre şekillenmekte ve “her insanla beraber bir cin bulunması” hadisinden yola çıkarak, onların insanlara bağlı olarak yaşadıklarını ve insanların sosyal hayatlarına göre de sosyal hayatlarının şekillendiğini söylemek mümkündür. Buna göre, insanlar da ne varsa onlarda da olacak ve insanlar arasındaki hakim görüş ve düşünceye de sahip olacaklardır.

Benim Cinlerim Var

İnsanoğlu, kendinden eksik gördüğü herhangi bir yönü, bir başka bilim, bilgi, yetenek, veya herhangi bir şeyle (etkinlikle) kapamaya çalışır. Psikolojide buna “yansıtma” denir.

Aynı zamanda, belli bir konuda yeteneği, bilgisi, bilim ve tecrübesi olmayan bir kişi, bu eksikliği, ancak, istismar ederek, başka şeyleri kullanarak kapatabilir.

Bugün, medyada yer almış, televizyonlarda şovmenlik yapan kişiler, bu özelliklerini, dindar olmaya ibadet etmeye, haramlardan kaçmaya bağlıyor. Yani, çok dindar oldukları için -haşa- Allah onlara bu yeteneği vermiş... veya çok ibadet, zikir yaptıkları, Allah'ı çok andıkları için, cinler onlara hizmetkar olmuş...

Biz diyoruz ki, melekler, cinlerden, yaradılış olarak daha üstün varlıklardır. Ve bol bol ibadet, takva, zikir yapan kişilere, melekler, ruhaniler hizmetkar olabilir. Yapıları uygun, metafizik yetenekleri varsa, cinlerle de irtibata geçebilir.

Fakat, irtibat kurmak, ayrıdır, onları, hizmetkar etmek, hüddam etmek, ayrıdır. Çünkü, cinler de akıl, şuur sahibi, imtihana tabi, sırr-ı teklif altında birer canlı varlıktır.

Hz. Süleyman, Allah'a yaptığı dua ile, cinlerin, insanlara sorgusuz, sualsiz, hizmetkar olmasının yolunu kapatmış oldu. Fakat, Bediüzzaman, Risale-i Nur eserinde, ahir zamanın özelliği olarak, cinlerin, bedensiz varlıkların hatta şeytanların gelecekte insanlara faydalı işler yapacağı müjdesini vermiştir

Gelelim “Benim cinlerim var”, “Sizi cinlerime çarptırırım”, “Benim cinlerim seni boğar” gibi safsata ve hezeyanlara. Size bütün samimiyetimle söylüyorum, böyle bir şey kesinlikle metafizik alemde yoktur. Bu sözlerin hiç bir doğru yönü yoktur. Böyle kişilerden, böyle sahtekar ve şarlatanlardan korkmamak gerekir.

Bunlar, kendi noksan ve eksikliklerini, cahillik ve yanlışlarını, tehdit, korkutma ile sürdürmek istemektedirler.

Kimileri kendilerine dindar, kimileri de kendilerini “Cin sahibi” göstererek halkı aldatmakta, istismar etmektedir.

6 Ağu 2017

Şeytan Niçin Yaratılmıştır

Şeytan niçin yaratılmıştır

Bu sorunun iki yönü var. Birisi şeytanın yaratılış gayesi, diğeri ise yaratılış hikmeti. Önce gaye üzerinde kısaca duralım.

Bilindiği gibi şeytan cin türünden bir varlıktır. “Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım” ayetine göre cinlerin yaratılış gayesi de, insanlarda olduğu gibi, Allaha inanmak, ona ibadet ve onu tanıma yolunda terakki etmektir.

İnsanlar içerisinde bu imtihanı kaybeden küfür ehli insanlar bulunduğu gibi cinlerde de bulunuyor. İşte şeytan bu ikinci kısım cinlerdendir.

Kendisi Hz.Ademe (as.) secde etmediği için İlahi rahmetten kovulmuş ve kendi arzusu üzerine bir İlahî hikmet olarak, kendisine kıyamete kadar insanlara musallat olma, onları yoldan çıkarmak için çalışma izni verilmiştir.
Bu iznin verilme hikmeti ise bir değil yüzlercedir. Bunlardan en önemlileri şu iki hikmettir. Cenab-ı Hak, şeytan vesvesesi olmaksızın da insanları imtihan edebilir, şeytanın görevini de insan nefsine yükleyebilirdi.

Ama böyle yapmakla, şeytanın o çirkin arzusunu, yani kıyamete kadar insanları hak yoldan saptırma arzusunu kabul etmekle şeytanın cehennemde çekeceği azabı milyarlarca kat artırmış oldu. Zira, “Sebep olan işleyen gibidir.” hadis-i şerifine göre, insanların şeytan vesvesesine uyarak işledikleri günahların bir katı da şeytana yazılıyor ve böylece onun azabı attıkça artıyordu.

Diğer hikmet ise, insanların nefis ve şeytan ile bir imtihan geçirmeleri ve bu imtihanı kazanan müminlerin meleklerden daha ileri derecelere yükselmeleridir.

Eğer, insan nefsine kötülüğü emretme özelliği verilmemiş olsaydı ve insanlara şeytan musallat olmasaydı insanların dereceleri de meleklerde olduğu gibi sabit kalacaktı.

Featured Post

Bahar Candan Dondurma Gibisin--HD--